TARIM

 

TARIM

A-SURUÇTA TARIMSAL ÜRETİM VE ÜRÜN YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Suruç Ovası 70.000 ha alana sahiptir ve İl yüzölçümüne oranı %3,77’dir. Rakımı ise 470 m’dir. Ovanın toprak kalınlığı 50-100 cm arasında değişmektedir. Yer yer eosen kalkerine rastlanmaktadır.

İlçemizin genel yüzölçümü 81.710 ha’dır. İlçemiz topraklarının dağılımı ve kullanımı ile ilgili bilgiler tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1: Suruç İlçesi Arazilerin Genel Dağılımı

 

Yüzölçümü

(ha)

Tarım Alanı

Orman ve Fundalık

Çayır ve Mera

Tarım Dışı Arazi

Miktar (ha)

Oran (%)

Miktar (ha)

Oran (%)

Miktar (ha)

Oran (%)

Miktar (ha)

Oran (%)

81.710

63.907

 78,21

---

0,00

1.200

1,40

16.603

20,30

İlçemizde üzerinde tarım yapılan arazi miktarı 63.907 ha’dır. Bu arazinin yetiştirilen ürünler bakımından dağılımı tablo 2’de verilmiştir.

Tablo 2:Suruç İlçesi Tarım Alanlarının Kullanış Amaçlarına Göre Dağılımı

Toplam Tarım Alanı

(ha)

Tarla Alanı(ha)

Sebzelikler (ha)

Meyvelikler (ha)

Bağlar(ha)

Zeytinlikler (ha)

Ekilen

Nadas

63.907

59200

36

36

3.618

550

3

Suruç ilçesinde çok büyük ölçüde sulama suyu problemi mevcuttur. Yukarıda gösterilen 63.907 ha tarım alanımızın çok az bir kısmı sulanmaktadır (%7,1). Konu ile ilgili bilgiler tablo 3’te gösterilmiştir.

Tablo 3: Suruç İlçesi Tarım Alanlarının Sulanma Durumları

Toplam Tarım Alanı(ha)

Devlet Sulaması

Halk Sulaması

Toplam Sulanmayan Alan

Toplam Sulanan Alan

Alan (ha)

Oran (%)

Alan (ha)

Oran (%)

Alan (ha)

Oran (%)

Alan (ha)

Oran (%)

63.907

0

0

4.554

7,1

59.353

92,9

4.554

7,1

 

İlçemizde yukarıda söz edilen 63.907 ha tarım arazisi üzerinde çeşitli ürünler yetiştirilmektedir. Bu ürünlerin, yetiştirildikleri alan toplamı, verim ve üretim miktarları tablo 4’te verilmiştir.

Tablo 4: Suruç İlçesi Tarım Alanlarının Ürünlere Göre Dağılımı

Ürün Adı

Yetiştirme Alanı (da)

Verimi (kg/da)

Üretimi (kg)

Buğday

165.000

190

31.350.000

Arpa

180.000

210

37.800.000

Kimyon

130.000

70

9.100.000

Mercimek

35.000

120

4.200.000

Pamuk

25.000

350

8.750.000

Nohut

10.000

70

700.000

Antep Fıstığı

36.000

130

4.680.000

Bağ

5.000

1.200

6.000.000

Diğer

53.070

---

---

Tüm bu istatistiği verilerden sonra ilçemizde yetiştiriciliği yapılan temel ürünler hakkında genel bilgiler vermek gerekmektedir. İlçemizde en çok yetiştiriciliği yapılan ürünler aşağıda sıralandığı şekilde incelenecektir.

1.TAHILLAR

1.1.Buğday

1.2.Arpa

2.BAKLAGİL BİTKİLERİ

2.1.Mercimek

2.2.Nohut

3.ENDÜSTRİ BİTKİLERİ

3.1.Pamuk

4.TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER

4.1.Kimyon

5.MEYVELER

5.1.Bağ

6.SEBZELER

6.1.Domates

6.2.Biber

6.3.Patlıcan

6.4.Hıyar

1.TAHILLAR

1.1.BUĞDAY

İlçemizde 2002 yılı verilerine göre 16.500 ha alanda üretimi yapılmış ve yaklaşık olarak 31.350 ton ürün elde edilmiştir.

1.1.1.Buğdayın Tanımı ve Önemi

Buğday tek yıllık bir bitkidir. Her türlü iklim ve toprak koşullarında yetişebilecek çok sayıda çeşitlere sahip olması nedeni ile dünyanın hemen her tarafında yetiştiriciliği yapılabilmektedir. Buğday gerek dünyada, gerek ülkemizde, gerekse ilçemizde en fazla yetiştirilen ürünlerden biridir.

1.1.2.İklim ve Toprak İsteği

1.1.2.1.İklim İsteği

Buğday genellikle ılık ve serin iklim koşullarında yetişmektedir. Buğday gelişmenin ilk devrelerinde (çimlenme, kardeşlenme) yüksek sıcaklıktan hoşlanmaz. Sıcaklık 5-10 °C, nispi nem %60’ın üzerinde olursa bitki normal gelişmesine devam eder. İfade edilen koşullar kış koşullarında ilçemizde mevcuttur. Dolayısıyla buğday ilçemizde rahatlıkla yetişebilmektedir. Ancak kimi dönemlerde ilçemizde ilkbahar çok kurak geçmektedir. Böyle durumlarda bitki suya ihtiyaç duyar. Aksi takdirde aşırı sıcaktan kaynaklanan ürün artışı %80’lere ulaşmaktadır.

            1.1.2.2.Toprak İsteği

Buğday derin, killi, tınlı killi olan ve yeterli organik maddesi mevcut, fosfor ve kireci bulunan kumlu tınlı topraklarda çok iyi yetişmektedir. Toprakta organik madde arttıkça, buğdayın verimi de artmaktadır. İlçemizde bu koşullar tam olarak mevcut değildir. Ancak bilim adamlarınca buğdayın hemen hemen her iklim ve toprak koşullarında yetişebilen çeşitleri bulunmuştur. Örneğin besin maddesi yönünden fakir topraklarda kaplıca çeşitlerini, orta şartlara sahip topraklarda ekmeklik çeşitleri ve en iyi toprak şartlarında da makarnalık çeşitleri yetiştirmek daha uygundur. Dolayısıyla buğdayın yetiştirilmesinde ilçemizde bir sorun söz konusu değildir.

            1.1.3.Yetiştirme Tekniği

            1.1.3.1.Ekim Nöbeti

İlçemiz koşullarında en iyi ekim nöbeti buğday-nadas-buğday, buğday-mercimek-arpa ve buğday-mercimek-buğday şeklindedir.

            1.1.3.2.Çeşit

İçinde bulunduğumuz koşullarda en iyi sonuç veren çeşitler; Marmara-86, Shom-IV, Gönen, Çukurova-86, Kop, Diyarbakır-81, Gediz-75, Dicle-74, Shom-I, Korifla ve Balcalı-85’ tir.

            1.1.3.3.Toprak Hazırlığı

İlçemizde kuru koşullar hüküm sürmektedir. Bu nedenle buğday-nadas, buğday-mercimek, arpa-mercimek ekim nöbetleri daha ziyade tercih edilmektedir. Örneğin buğday-mercimek ekim nöbeti için mercimek hasadından sonra toprak gölge tavında iken derin sürüm yapılır. Sonra sonbaharda diskharrow, tırmık ve tapan çekilerek tohum yatağı hazırlanmış olur.

1.1.3.4.Ekim

Buğday ekimi ilçemiz koşullarında genelde Ekim ayının ikinci yarısıyla Kasım ayının ilk yarısı arasındaki zaman dilimlerinde yapılmaktadır. Hazırlanan tohum yatağına 15-17 kg/da tohum ekilmektedir.

1.1.3.5.Gübreleme

Buğdayda dengeli bir gübreleme yapabilmek için mutlaka topraklar tahlil ettirilmeli ve tahlil sonuçlarına göre gübreleme yapılmalıdır. Ancak gerçeği ifade etmek gerekirse ilçemiz çiftçilerinde bu bilinç hasıl olmuş değildir. Neredeyse tüm çiftçilerimiz rasgele bir biçimde gübreleme yapmaktadırlar. İlçemiz koşulları için tavsiye edilen gübreleme şekli; 6-8 kg/da N, 9 kg/da P 2 O 5’tir.

1.1.3.6.Sulama

Buğday bitkisinin suya ihtiyaç duyduğu ya da en fazla su tükettiği dönemleri sapa kalka, başaklanma ve süt olum dönemleridir. Sapa kalkma Mart sonu, başaklanma nisan başı ve süt olumu da Mayıs başına rastlamaktadır. Buğday öncelikle başaklanma başlangıcı ve süt olumunda olmak üzere iki kez sulanmalıdır. Ancak suyun pahalı ve kıt olduğu yer ve durumlarda bir defa sulamaya olanak verilebiliyorsa bu sulama başaklanma başlangıcında olmalıdır.

İlçemizde sulanan tarım arazisi, tüm tarım arazilerinin %5’i kadardır. Dolayısıyla buğday İlçemizde kuru koşullarda yetiştirilmektedir. Özellikle ilkbaharın kurak geçtiği dönemlerde sulama suyunun olmamasından dolayı kuraklık, dolayısıyla çok büyük ürün kayıpları çiftçilerimiz için maalesef  bir yazgı haline gelmektedir.

1.1.3.7.Hastalıkları ve Zararlıları

1.1.3.7.1.Buğday Hastalıkları

En çok rastlanan buğday hastalıkları sürme, sarı pas hastalığı, kahverengi pas hastalığı, kara pas hastalığı, rastık, kök ve boğaz çürüklüğüdür. Tüm hastalıklardan korunmak için kesinlikle hastalıksız tohum kullanılmalı ve tohum ilaçlaması yapılmalıdır.

1.1.3.7.2.Buğday Zararlıları

Sıkça görülen buğday zararlıları süne, kımıl, ekin balmumu, ekin güvesi, hortumlu böcek ve ekin kurdudur. Zararlılarla kimyasal yöntemlerle mücadele edilmektedir(ilaçlı mücadele).

Yabancı otlar da buğday için önemli düzeyde(%30 kadar) ürün kayıplarına neden olmaktadır. Yabancı otlarla mücadelenin en temel yolu, sertifikalı tohum kullanarak bunların tarlaya bulaşmamasını sağlamaktır. Yabancı otlar tarlada görülüyorsa yapılacak mücadele kimyasal mücadeledir. En çok görülen yabancı otlar, yabani hardal, sarı ot, yabani tere, köygöçüren,  yabani fiğ, yabani yulaf v.s. dir.

1.1.3.8.Hasat, Harman ve Depolama

1.1.3.8.1.Hasat ve Harman

Hasat zamanının tespitinde dane dökme, üründeki su oranı ve makine ile çalışabilme durumu önemlidir. İlçemizde buğday hasadı biçerdöverle  yapıldığından en uygun hasat zamanı; sarı olum devresinden biraz daha geç ve üründeki su oranının %13-15 dolaylarında olduğu dönemdir.

1.1.3.8.2.Depolama

Depolamada dikkat edilmesi zorunlu olan husus, ambar olarak kullanılacak yerin rutubetten ari, kuru ve havadar olmasıdır. Bu şartlara haiz yere getirilen buğdaydaki su oranının %12-14’ün altında olması şarttır. Depo sıcaklığı 4ºC olmalıdır. İlçemiz çiftçileri bu şartlara uymaya çalışmaktadır. Ancak aşırı sıcaklar şartları zorlamaktadır.

1.1.4.Verim

İlçemizde kuru şartlarda buğdayın verimini etkileyen en önemli faktör, yıllık yağışlar ve bunların buğdayın yetişme dönemi içindeki dağılışıdır. Özellikle Mart ve Nisan aylarındaki o yılki verimi müspet veya menfi yönde etkilemektedir. Verimi etkileyen diğer faktörler ise çeşit, gübreleme, bakım, kültürel işlemler v.s.dir. Sulu koşullarda ise sulama zamanı, adedi ve verilecek su miktarı da verim üzerine etkilidir.

İlçemizde kuru koşullarda 250-300 kg/da, sulu koşullarda ise 400-450 kg/da verim elde edilmektedir.

1.2.ARPA

1.2.1.Arpanın Tanımı ve Önemi

Arpa tek yıllık bir uzun gün bitkisidir. Fakat değişik gün uzunluklarına da uyabilir. Arpa tahıllar içerisinde en çok kardeşlenen bitkilerden biridir. Olağan durumda 5-8 kardeş verir. Bitki boyu 35-100 cm arsındadır. Başakları ortalama 8-15 cm boyunda olup, 2-4 ve 6 sıralıdır. Çiçeği kavuz ve kapçık sarar. Kavuzlu arpalarda bunlar daneye yapışıktır ve harmanda ayrılmazlar. Danenin ortalama %10-13 kadarı kavuzdur. Dane yapısında %9-13 ham protein, %67 kadar karbonhidrat bulunur. Arpa serin iklim tahılları içerisinde buğdaydan sonra en çok ekimi yapılan tahıldır.

Arpa daha çok hayvan yemi olarak kullanılır. Yemlik arpalarda protein oranının fazla olması istenir. Kavuzun fazla olması besleyicilik değerini düşürür.

Arpanın kullanıldığı önemli alanlardan biri de malt sanayidir. Malt iki sıralı beyaz arpalardan elde edilmektedir. Biralık arpalarda protein oranının düşük olması gerekmektedir(%9-10,5).

1.2.2.İklim ve Toprak İsteği

1.2.2.1.İklim İsteği

Arpa fazla soğuk ve fazla sıcak olmayan, nispi nemi yüksek olan yerlerde iyi gelişir. Sıcaklığı 0ºC’nin altına düşmeyen ve 18-20ºC’nin üstüne çıkmayan, nispi nemi %70-80 olan yerler arpa için çok uygundur. Ancak arpanın iklim istekleri konusunda tolerans sınırları geniştir. Bu bakımdan İlçemizde de yetişebilmektedir.

1.2.2.2.Toprak İsteği

Arpa organik maddece zengin, milli, havalanması ve nemliliği uygun, nötr ve ya nötre yakın(pH’sı 5 ile 8 arası) topraklarda iyi gelişir. İlçemiz topraklarının pH’sı bu sınırlar içindedir.

1.2.3.Yetiştirme Tekniği

1.2.3.1.Ekim Nöbeti

İlçemizde çok büyük oranda kuru şartlarda yetiştiricilik yapıldığından bu şartlardaki  münavebe şöyle olmalıdır: Arpa-Nadas-Arpa, Arpa-Mercimek-Buğday-Mercimek ve Arpa-Nadas-Buğday-Nadas.

1.2.3.2.Çeşit

Yapılan araştırmalar sonucu;

Sulu koşullarda biralık çeşit ve hatlardan; Clipper (480 kg/da), Er-Alam (506 kg/da), Arupo “S” (473 kg/da), Nefia (471 kg/da), Legia (495 kg/da), Gold Marker (553 kg/da), yemlik çeşit ve hatlardan; Yeşilköy (571 kg/da), Beecher/Brigs (591 kg/da), Amp-Hc 1905 (549 kg/da), H272/Brigs (518 kg/da), Manker (621 kg/da)’in uygun çeşitlerden olduğu saptanmıştır.

Kuru koşullarda ise Hamidiye 85, Şahin 91, Gem, Kaya gibi çeşitler tavsiye edilmektedir. İlçemizde daha ziyade kuru koşullardaki çeşitler yetiştirilmektedir.

1.2.3.3.Toprak Hazırlığı

1.2.3.3.1.Kuru Koşullarda

Arpa-Nadas ekim nöbeti uygulanacaksa, arpa hasadından sonra hiçbir toprak işlemesi yapılmaz. Ekim alanı kışı geç.irdikten sonra erken ilkbaharda Mart ayının ikinci yarısından itibaren toprak uygun tava geldiğinde soklu pullukla derin sürüm yapılır. Daha sonra sonbaharda diskharrow + tırmık ve tapan çekilerek tohum yatağı hazırlanır. Arpa-Mercimek ekim nöbetinde ise; mercimek hasadından sonra toprak gölge tavındayken derin sürüm yapılır. Daha sonra sonbaharda diskharrow + tırmık ve tapan çekilerek tohum yatağı hazırlanmış olur.

1.2.3.3.2.Sulu koşullarda

Sulanan sahalarda arpa genellikle çapa bitkileri ile (pamuk, sebze, mısır, yerfıstığı, soya vb.) münavebeye girmektedir. Bu nedenle sonbaharda ön bitki hasadından sonra, bitki kalıntıları temizlenmeli veya uygun alet ekipmanla parçalanmalı, bundan sonra döner kulaklı pullukla derin sürüm yapılıp, toprağa karıştırılmalıdır. Daha sonra diskharrow ve tırmık çekilerek keseklerin kırılması sağlanır. Kesekler kırıldıktan sonra orta ağırlıkta bir tapan çekilerek, tohum yatağı hazırlanır.

1.2.3.4.Ekim

İlçemizde ekim genel olarak mibzerle yapılmaktadır. Ekim derinliği, çimlenme için yeter nemi ve havalanmayı sağlayacak düzeyde ayarlanır. Genellikle kışlıklarda ekim derinliği 4 - 6 cm, yazlık ekimlerde 3 - 4 cm olmalı ve m2' ye kışlık ekimlerde 300 - 350 tane, yazlık ekimlerde 350 - 400 tane tohum düşecek şekilde hesaplanmalıdır. Bu ise kuru koşullarda 14 - 16 kg/da, sulu koşullarda ise 12 - 14 kg/da arasında değişebilir (Tohumun 1000 dane ağırlığına göre). Ekim kardeşlenmenin yüksek olduğu taban ve sulu arazilerde daha seyrek yapılabilir.

1.2.3.5 Gübreleme

Arpa gübreleme genelde buğday gibidir. İlçemizde kuru koşullarda 5 - 6 kg/da N, 7 - 9 kg/da P2O5, sulu koşullarda ise 12 - 14 kg/da N, 10 - 12 kg/da P2O5, karşılığı azotlu ve fosforlu gübre uygulanmaktadır.

Fosforlu gübrenin tamamı ekim esnasında mibzerle banta, azotlu gübrenin yarısı ekimde, yarısı da kardeşlenme başlangıcında toprak yüzüne serpilmek suretiyle verilmelidir. Normali budur ama çiftçilerimiz çoğunlukla bu uygular konusunda istenildiği kadar hassas değildir.

1.2.3.6 Sulama

Arpanın su ihtiyacı buğday kadar olmamakla beraber, bol verim ve kaliteli ürün için yeterli miktarda da toprak emine ihtiyaç vardır. Arpada sulama yapılacaksa birinci su sapa kalkma ikinci su süt olumu devresinde olmak üzere iki su verilir. Tek su verilecek ise süt olum devresinde tatbik edilmelidir. Sulamada tatbik edilecek husus bitkinin gelişme devresinde, yağışların yeterli olmadığı dönemlerde arpanın toprakta ihtiyacı olan suyun, sulama suyu ile karşılanmasıdır. Ancak Suruç’un sulama suyu olmadığından arpaya su verilememektedir.

1.2.3.7 Hastalıkları, Zararlıları ve Mücadelesi

1.2.3.7.1 Hastalıkları

Arpa Kapalı Rastığı

Mantari bir hastalıktır. Buğday sürmesine benzer. Hasta bitkinin daneleri katı ve siyah rastık parçaları olur. Ekimden önce tohumlar civalı ilaçlarla ilaçlandığı zaman bu hastalık görülmemektedir.

Arpa Açık Rastığı

Mantari bir hastalıktır. Hasta bitkinin başakları siyah bir toz kitlesi durumundadır. İlaçlı mücadelesi yoktur. Dayanıklı çeşitler ekerek ve ekim nöbeti uygulayarak bu hastalıktan korunulabilir.

1.2.3.7.2 Zararlıları

Yabancı Otlar

Buğdayda zararlı olan yabancı otlar, arpada da verim düşüklüğüne sebep olur. Yabancı otlarların 3 - 5 yapraklı olduğu devrede yabancı ot mücadelesi yapılırsa, yabancı otların meydana getirdiği ürün kaybı önlenebilmektedir.

1.2.3.8 Hasat, Harman ve Depolanması

Arpada hasadı geciktirmek hem verimi arttırır, hem de su oranının düşmesini sağlar. İyice kurumadan hasat edilmiş arpa ürününde kavuzlar kolayca renk atar, kalite düşer. Hasat tırpan veya orakla yapılıyorsa, kırılmasını önlemek için, hasada sabahın erken saatlerinde çiğli havada girilir.

En iyi hasat biçerdöverle yapılanıdır ki ilçemizde de öyle yapılmaktadır. Biçerdöverle hasat yapılırken tam olum devresinin fazla geciktirilmemesi gerekmektedir. Biçerdöverle hasatta özellikle biralık arpalarda danenin kırılmaması için, biçerdöver ayarı önem kazanmaktadır. Arpanın depolanmasında ambar olarak kullanılacak bina rutubet almayan kuru, havadar ve aydınlık bir yer olmalıdır. Depoya getirilen arpanın su oranının %12-14 altında olması gerekmektedir. Deponun ısısı ise +4ºC civarında olmalıdır. Ambara konulacak arpa içerisinde, kızışmaya sebep olmaması için yabancı tohum bulunmamalıdır. Ancak ilçemizde ürün saklama koşullarına çiftçilerimiz tam olarak riayet etmemektedirler.

2.BAKLAGİL BİTKİLERİ

2.1.MERCİMEK

2.1.1.Tanımı ve Önemi

Mercimek tek yıllık,çeşitlere ve çevre koşullarına bağlı olarak 15-75 cm arasında değişiklik gösteren yükseklikte, tek dallı bir gövdeye sahiptir. Mercimek kökleri üzerinde hava serbest azotunu tespit eden kök yumruları Rhizobium leguminosarum adlı bakteriler tarafından oluşturulmaktadır. GAP Projesinin uygulanacağı Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde baklagillerin ekim alanı toplam ekim alanının %25'ini kapsamaktadır. Yemeklik dane baklagiller içerisinde ise kırmızı mercimek %85'lik ekim sahası ile birinci sırda yer almaktadır.

2.1.2.İklim ve Toprak İsteği

2.1.2.1.İklim İsteği

Mercimek sıcak ılıman ve subtropik bölgelerin ürünüdür. Fakat tropik bölgelerin yüksek kısımlarında ya da serin mevsimlerde de yetişmektedir. Mercimek yemeklik baklagiller içerisinde kurağa, sıcağa ve soğuğa en dayanıklı olanıdır. İlçemizde yaz sıcaklıkları erken ve birden geldiğinden, yaz ayları çok sıcak ve yağış olmadığından çiftçilerimiz yazlık mercimek yetiştirmeyip, kışlık kırmızı mercimek üretimi yapmaktadırlar. Optimum çimlenme sıcaklığı 8-13ºC olup, genelde uzun gün bitkisidir. Vegetasyon periyodu iklime bağlı olmakla beraber 6-7 aydır.

2.1.2.2.Toprak İsteği

Mercimek kumludan ağır killiye kadar olan çok değişik toprak tipleri üzerinde yetişmektedir. İyi verim için sıcak, iyi havalanan kumlu-tınlı kireçli topraklar önerilmektedir. Ancak mercimek ağır topraklarda ve hatta kuruyarak taşlanmış killi topraklarda da yetişmektedir.

Mercimek Ph:5.5-6.5 olan hafif asit topraklarda iyi yetişir. Toprak pH : 5.5-6.5 olan hafif asit topraklarda iyi yetişir. Toprak pH sının 9'dan fazla olması halinde kök yumrularının oluşumu gecikir ve verim düşer. İlçemiz toprakları mercimek için ideal olarak tanımlanabilir.

2.1.3.Yetiştirme Tekniği

2.1.3.1.Ekim Nöbeti

İlçemizde kuru tarım alanlarında yer yer münavebeli tarım sistemi uygulamasına rağmen yakın zamanlara kadar genellikle tahıl-nadas sistemi uygulanmaktaydı. Ancak son zamanlarda Mercimeğin değer fiyat bulması ve mercimekten sonra ekilen buğday ve arpanın verimlerinde de herhangi bir azalma olmadığı görülünce ekim nöbetine mercimek girmiş ve nadas alanları büyük oranda ortadan kaldırılmıştır. Genellikle kuru tarım yapılan  ilçemizde tahıldan sonra tarlayı nadasa bırakmak yerine, mercimek ekmek en karlı sistemdir. Böylece hem mercimek geliri elde etmiş oluruz, hem de tahıl nadas sistemi kadar tahıl verimi elde etmiş oluruz.

2.1.3.2.Çeşit

Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından bölge için 1983 yılında yerli populasyondan seçilen Yerli Kırmızı mercimek çeşidinin veya 1987 yılında yabancı populasyondan seçerek tescil ettirdiği Fırat-87 mercimek çeşidinin kullanılması önerilmektedir.

2.1.3.3.Toprak Hazırlığı

Mercimek yetiştiriciliğinde toprak işlemesi iki farklı yöntemle yapılır.

Tahıl hasadını müteakip toprak gölge tavındayken 15-20 cm derinlikte ilk sürüm yapılarak anız bozma işlemi yapılır. Sonbahara kadar beklenir. İlk yağmurlar düşüp toprak tava geldiğinde ve yabancı otlar çimlenmeye başladığında mercimek ekilecek olan ikinci bir toprak işlemeden geçirilir. İkileme kultivatör + tapan veya gobledisk + tapan formülasyonlarından biri ile yapılarak mercimek için gerekli olan tohum yatağı hazırlanmış olur.

İkinci yöntem ise; tahıl hasadından sonra anız bozma işlemi yapılmamışsa sonbahara kadar tarla hiç bir işlem yapılmadan bekletilir. Sonbaharın ilk yağmurları düşüp yabancı otlar çimlenmeye başladığında ve toprak tavda iken 15 - 20 cm derinlikte pullukla toprak işlemesi yapılır. Bunun arkasından kültivatör + tapan veya goble disk + tapan kombinasyonlarından birisi ile ikinci bir toprak işlemesi yapılarak ekime hazır hale getirilir.

2.1.3.4.Ekim

Mercimeğin ekim zamanı iklim ve çevre koşullarına bağlı olarak değişmekle beraber, ilçemizde genellikle Ekim ayı ortalarında Kasım ayı sonlarına kadar ekimi yapılmaktadır. Tohum mibzerle toprağa ekilir. Ekimde tohumluk olarak yerli çeşit kullanılıyorsa 9 kg/da tohum kullanılmalıdır. Ancak bu değer, tohumun temiz ve çimlenme yüzdesi yüksek olması halinde geçerlidir. Aksi halde tohumluk miktarı bir miktar arttırılmalıdır. Ekim derinliği toprağın her çeşidinde 4-5 cm olmalıdır. Ekim sıra arsı mesafeler 15-20 cm değerlerinde alınmalı ve mibzerin ekici ayakları bu mesafede ekim yapacak şekilde ayarlanmalıdır.

2.1.3.5.Gübreleme

İlçemiz için 2-3 kg/da N olarak önerilmektedir. Azotlu gübrelerdeki durumun aksine mercimeğin fosforlu gübrelere olan gereksinimi oldukça fazladır. Bölgedeki araştırma kuruluşlarınca yapılan çalışmalar sonucunda ekonomik gübre seviyesi 10 kg/da P2O5 olarak tesbit edilmiştir. Gübrelemede %18 N ve %46 P2O5 kapsayan diamonyum fosfat gübresinin kullanılması, mercimeğin yetiştiriciliği için gerekli olan her iki besin maddesini karşılama yönünden uygun olmaktadır. Ancak fosforlu gübrelerin tohumla karıştırılarak verilmesi tohumların çimlenme ve çıkışı üzerinde olumsuz etkisi bulunmaktadır. Olumsuz etkiyi önlemek yönünden gübrelerin tohum sıralarının yan ve biraz alt kısmına gelecek biçimde (bant halinde) verilmesi uygun olmaktadır.

2.1.3.6.Sulama

Mercimek kuru şartlarda yetiştiriciliği yapılan bir bitkidir. Bu yüzden sulama yapılmamaktadır. Ayrıca fazla su ürüne zarar vermektedir. Ayrıca aşırı kurak geçen yıllarda imkan olursa 1-2 su verilebilir.

2.1.3.7.Bakım

Mercimek yetiştiriciliğinde üstün verim alınmasını engelleyen en önemli unsur yabancı otlardır. Bunun için ilçemizde mercimek ekimi ilk yağmurlardan sonraya bırakılarak yabancı otlar çimlenip tarla bir daha işlendikten sonra ekimin yapılması uygun olacaktır.

Daha sonraki dönemlerde çıkan otlarla elle ot alımı alınmak suretiyle de mücadele yapılabilir ancak fazla işgücü ve masraf gerekir.

2.1.3.8.Hastalıkları, Zararlıları ve Mücadelesi

Yabancı Otlar

Mercimekte ekimden sonra, çıkış öncesi olarak kullanılan ilaçlar henüz deneme safhasında olduğundan tavsiye edilememektedir. Çıkış sonrası uygulanan ilaçlar, mercimek ve yabancı otlar çıkıp mercimeğin 8-10 cm, yabancı otların 3-5 yapraklı oldukları devrede kullanılır.

İlçemizde yapılan bir denemede mercimekte sık görülen yabancı otlardan olan “Yabani Hardal”a karşı “Challenge 600” adlı ilacın iyi sonuç verdiği görülmüştür.

Mercimek Yeşil Kurdu

Mercimek ve nohutta zarar yapmaktadır. Yumurtalardan çıkan larvalar yumurta kabuğu ile yaprağı kemirerek beslenir, 3 ve 4 dönem larvalar daha çok tomurcuk ve çiçekte zararlı olur. Son dönemlerde kapsülü delerek nohut ve mercimek danelerini yerler. Sürvey sonucunda yeterli yoğunluk saptanan yerlerde mücadeleye başlanır. İlaçlamalar koruyucu mücadele şeklinde ve larvaların ilk dönemlerinde tek uygulama olarak yapılır.

Mercimek Hortumlu Böceği

Ergin ve Larva dönemlerinde zararlı olur. Erginler bitkilerin ilk gelişme dönemlerinde fazla zarar yaparlar. Yaprakların kanarlarından kemirerek yer yer oyarlar. Larvalar ise bitkinin kök ve nodozitelerinde beslenme yoluyla zararlı olurlar. Saldırıya uğramış bitkilerde zayıf gelişme, solma hatta kuruma görülebilir.

Mücadelesi

Kültürel önlemler olarak, bitkilerin hızla gelişmesini sağlamak amacıyla iyi bir toprak işlemesi yapılmalı ve tohumlar fazla derine ekilmeli, münavebe uygulanmalı ve ara yıllarda uygun gübreleme yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele

 

Bitkilerin 5-10 cm boyda oldukları dönemde tek uygulama olarak yapılır.

Apion

Erginleri yapraklarda küçük, delikçikler açarak zarar yapar. Erginler yapraklarla beslenmesine karşın asıl zarar tepe tomurcuklarında yaşayan larvaları tarafından yapılmaktadır.

Larva bitkinin büyüme gözünü kurutur. Bitkilerde büyümede durgunluk ve yan gözler verme zorunluluğu doğar. Böyle bitkiler yeterli kapsül veremediğinde direkt olarak verimde düşme olur. Şiddetli zarar görmüş bir tarla uzaktan duman renginde görülür ve bitkiler kısa ve bodur kalırlar.

Mücadelesi

Derin sürüm, münavebe ayrıca tarla içinde ve çevresinde kışlamaların uygun barınak ve bitki bırakmamak gelecek yılın ergin populasyonunu azaltabilmektedir.

Kimyasal mücadelede hedef kışlamış erginler olduğundan ergin çıkışlardan sonra yumurtlama başlamadan ilaçlama yapılmalıdır. İlaçlamada geç kalındığında yumurta larva sayımı esas alınmalıdır. Kontrollerde hem ergin hem de larva bulunursa her ikisini etkileyen bir ilaç kullanılmalıdır. İlk ilaçlamadan 20 gün sonraki kontrollerde larva veya ergin yoğunluğu savaşımı gerektirecek düzeyde olursa ikinci bir ilaçlama yapılmalıdır.

Mercimek Tohum Böceği

Kışı ergin olarak tane içinde mercimek ambarının kuytu köşelerinde mercimek yığını içinde ve tarlada bitki artıklarında taşlık kayalık yerlerde geçirir. Nisan ayından itibaren çıkışlar başlar. Mayıs ayında çiftleşmeler olur ve ardından yumurtalarla, yumurtadan çıkan larva tarlada çiçek yada kapsül üzerine yerleşir. Tohumu delerek tohum içinde ortalama 30 günde larva gelişimini tamamlar. Pupa ve ergin olur. Böylece danede zarar yapmış olur. Delikli danelerin çimlenme gücü düşer. Satış fiyatı düşer ve besin değeri azalır.

Mücadelesi

Koruyucu Önlemler

Temiz tohum kullanılmalıdır. Hasat ve harman geciktirilmeden yapılmalı, tarlada kalan artıklar derine gömülmeli veya yakılmalıdır.

Kimyasal Gübreleme

Tarlada yılda tek döl veren baklagil böceklerine karşı mücadeleye çiçeklenme başlangıcında başlayarak 10 gün ara ile 2 ilaçlama yapmak lazımdır.

Koruyucu İlaçlama

Ambarda döl vermeye devam eden türlerin zararlarını ve çıkan erginlerin ertesi yıla geçişlerini önlemek amacıyla fümigasyona tabi tutulmuş ürüne, ürün ambara konurken uygulanır.

2.1.3.9.Hasat, Harman ve Depolanması

Hasat zamanında danedeki nem oranının az olması istenir. En uygun zamanı bitkilerin sardığı ancak tam olarak tam olarak kurumadığı zamandır. İlçemizde hasat zamanı mayıs ayı ortasında başlayıp sonuna kadar devam eder. Hasatta gecikildiği taktirde meyveler dökülmekte ve ürün kayıpları olmaktadır. Bu şekilde oluşan ürün kayıpları % 50'ye kadar ulaşabilmektedir.

İlçemizde mercimeğin tırpan ve biçerdöverle hasat edildiği görülmektedir. Bu iki yöntemle hasatta da tarlanın düz ve taşsız olması gerekir. Mercimek ekiminden sonra merdane geçirilmesi toprak yüzeyinin düz olmasını sağlamaktadır. Hasat edilen 3 sıra birleştirilir her gün aktarılarak 7-10 gün süreyle kurutulur. Daha sonra harman yerlerine taşınarak harman edilir, temizlenir, çuvallanır. Ürün ya hemen satışa sunulur yada baklagillerin depolanmasına uygun koşullarda depolanır.

2.1.4.Verim

Kuru koşullara sahip olan ilçemizde verim 120-150 kg/da, sulu koşullarda ise 200 kg/da olmaktadır.

2.2.NOHUT

2.2.1.Tanımı ve Önemi

Nohut yıllık yağış ortalaması 350 mm üzerinde olan bölgelerde baharda ekilen bir baklagil bitkisidir. Genel de yemeklik olarak değerlendirlir. Karla kaplanmayan ve sıcaklığın –5°C’den aşağı düşmediği yerlerde antraknoza töleranslı çeşitler geleneksel ekim tarihinden önce ekilebilir. Antraknoza töleranslı nohut çeşitlerinin erken ekilmesi verimi arttırır.  İlçemizde kışları genelde çok soğuk geçmemekte, kar yağışı genelde olmamaktadır. Dolayısıyla bu tür antraknoza töleranslı çeşitlerin ilçemizde yetiştirlmesi mümkün olabilir.

2.2.2.İklim ve Toprak İsteği

2.2.2.1.İklim İsteği

Sıcaklık, gün ışığı ve kuraklık nohutun çiçeklenmesini etkileyen en önemli faktördür. Eğer ilkbaharda sıcaklık 35°C’yi aşarsa nohutta çiçek dökülmesi görülebilir. İlçemizde yetiştirilen nohutlarda yüksek sıcaklık nedeni ile çiçek dökülmesi görülebilmektedir.

2.2.2.2.Toprak İsteği

Nohut bir çok toprak tipinde yetiştirilmekle beraber daha ziyade nötr-alkali toprakları tercih eder. pH’ sı 6,0-9,0 olan iyi drenajlı, killi, killi-kum ve kumlu, derin yapılı topraklarda iyi gelişir. En iyi nohut üretimi, su tutma kapasitesi iyi olan kırmızı veya kahverengi, tınlı derin topraklarda yapılır. İlçemiz toprakları, özellikle pH yönünden nohut yetiştirmeye uygundur. 

2.2.3.Yetiştirme Tekniği

2.2.3.1.Bakteri Aşılaması

Baklagil bitkilerinin en önemli faydası, toprakta kendisinden sonra gelen bitkiye azot bırakmasıdır. İlk defa nohut ekilen veya yeterli miktarda bakteri populasyonu olmayan topraklarda ekim öncesi tohum bakteri ile aşılanmalıdır. Tarlada geçmişte 8-10 yıl içinde 3-4 kez nohut yetiştirilmiş ve toprak pH’ sı 7,0’den ve kil miktarı %15’ten yukarıda ise bakteri aşılmaya gerek yoktur. İlçemizde çiftçilerimiz bakteri aşılaması yapmazlar.

Ayrıca tohum, ekimden önce Thiram, Carboxin+Thiram, Tolclofos-methyl gibi ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Tohum ilaçlaması ile gerek nohut antraknozuna, gerekse çıkışta ve fidenin ilk devrelerindeki kök çürüklüklerine karşı korunma sağlanmış olur.

2.2.3.2.Ekim

Erken ekimde verimi arttıran önemli bir faktör olan çiçeklenme erken başlar ve tane doldurma süresi uzar. Diğer yandan toprağın buharlaşma suretiyle su kaybı azalır. Nohut döllenme ve bakla bağlama dönemlerinde günlük ortalama sıcaklığın 15°C’den yüksek olmasını ister. Geç ekimlerde bitkiler çok kısa boylu olur ve bu da hasat kayıplarını arttırır.

Ekim sıklığı optimal olarak 30 bitki/m² olup, tohum miktarı ekim sıklığına ve tohum büyüklüğüne bağlı olarak 12-17 kg/da arasındadır. Ekimde sıra arası 45 cm, sıra üzeri 7-8 cm ve ekim derinliği ise 5-8 cm olmalıdır.

2.2.3.3.Gübreleme

Ekimle birlikte saf  3 kg/da azot verilirse erken devrede azot noksanlığı görülmez. Fosfor miktarı düşük olan topraklarda 6 kg/da saf fosfor uygulanır. Kompoze gübre kullanıldığında eksik kalan fosfor ayrıca tamamlanır. İlçemizde gübre olarak hem azot, hem de fosfor kullanılmaktadır.

2.2.3.4.Yabancı Otlar

Nohutta çoban değneği, yabani yulaf, sirken gibi yabani otlar görülür. İlçemizde yabani yulaf en fazla görülmektedir. Yabani ot çıktığında sıra araları kaz ayağı veya freze gibi aletlerle işlenir. Ayrıca sıra üzerindeki yabancı otlar çapalanır. Yabancı otlarla bu kültürel mücadelenin yanında kimyasal yollarla da mücadele edilmelidir. Ancak ilaçlama anında hava sıcaklığı 8°C’den düşük, 25°C’den yüksek olmamalıdır.

2.2.3.5.Hastalıkları, Zararlıları ve Mücadelesi

2.2.3.5.1.Hastalıları

Nohut Antraknoz Hastalığı

Bitkilerin sap, yaprak ve tohum kapsüllerinde lekelere ve kurumalara neden olur. Kesinlikle tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Bitkiler büyüdükten sonra ise yeşil aksam ilaçlanır. Bu ilaçlama sıcaklık 10 °C olduğu zaman ve orantılı nem en az %80 dolaylarında iken başlamak gerekirse de; pratik yol; tarlada nohut yaprak ve dallarında 2-3 mm çapında yuvarlak veya uzunumsu lekeler görülür görülmez ilaçlama yapılmasıdır.

2.2.3.5.2.Zararlıları

 Nohutta, nohut sineği, nohut yeşilkurdu, bozkurtlar, tripsler gibi zararlılarla kimyasal yollarla mutlaka mücadele edilmelidir.

2.2.3.6.Hasat ve Depolama

Tohum elle yoklandığında sertse, bakla içinde takırdıyorsa, baklalar ve gövde açık kahverengi ise hasat zamanı gelmiş demektir. Bu devrede tohumdaki nem oranı %15 civarındadır.

Nohutta genel olarak hasat kayıpları %5-30 arasında değişmektedir. Bu kayıplar hasat tekniğini değiştirmek ve hasatta kullanılan makinenin ayarlarını iyi yapmak suretiyle minimum düzeye indirilebilir.

Nohut için depo sıcaklığı ve nohut tohumunun nemi önemlidir. Nemin düşük ve sıcaklığın yüksek olması nohut tohumunun canlı kalma süresini azaltır. %13’ten az nemde depolama tavsiye edilmez. 

3.ENDÜSTRİ BİTKİLERİ

3.1.PAMUK

3.1.1.Tanımı ve Önemi

Pamuk gerçekte çok yıllık tropik bir bitkidir. 80-120 cm boyunda dik gövdeli, odun ve meyve dalları ayrı olan ve 180cm'ye kadar inen kazık kökü vardır. Çeşit özelliğine göre pamuk yaprakları, geniş ayalıdan, ince uzun, derin oymalı şekle kadar değişebilir. Uzun bir çiçeklenme ve hasat devresi olan çalısal bir görünüm arz eden pamuğun tarımı, tak yıllık bir bitki olarak yapılır. İnsanların giyim kuşamlarında kullandıkları kumaşların çoğu pamuk lifinden yapılmaktadır. Pamuk yalnız tekstil sanayine değil, çiğit adı verilen pamuk tohumlarının %17-24 yağ ihtiva etmeleri nedeniyle, bitkisel yağ sanayiinde de ham madde sağlamaktadır. İnsan yaşamındaki yeri ve faydaları nedeniyle pamuk gerek dünya ve gerekse Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. 2002 yılı istatistiklerine göre ilçemizde 2500 ha alana pamuk ekimi yapılmış ve alandan yaklaşık 8.750 ton kütlü pamuk elde edilmiştir.

3.1.2.İklim ve Toprak İsteği

3.1.2.1.İklim İsteği

Pamuk sıcağı seven, 32ºC Güney ve 47ºC Kuzey enlemleri arasında kuru ve sulu şartlarda yetiştirilen bir bitkidir. 120-200 güne kadar değişebilen büyüme devresinin donsuz geçmesini ister. Ortalama ısısının 15.5ºC den aşağı olduğu yerlerde pamuk yetişmez. Pamuğun ısı isteği gelişim devrelerine göre farklı farklıdır. Sıcaklığın artması pamukta su ihtiyacını da arttırılır. Büyüme devresi yağış düşmezse, bitkinin su ihtiyacı sulama yapılarak karşılanır.

3.1.2.2.Toprak İsteği

Toprak isteği bakımından kanaatkar bir görünüm arz eden pamuk süzek ve alüviyal topraklarda çok iyi yetişirse de rutubet ve sıcaklığın elverişli olduğu PH'SI 6.5-7.5 olan orta dereceli (tuzsuz) topraklarda da yetişir.

Hem iklim, hem de toprak şartları bakımından ilçemiz toprakları pamuk yetiştiriciliğine uygundur. Ancak pamuğun mutlak surette suya ihtiyaç duyması ve ilçemizde tarım yapılan toprakların yalnızca %7,1’inin sulanabiliyor olması, pamuğun yetiştirilme alanını sınırlamaktadır.

3.1.3.Yetiştirme Tekniği

3.1.3.1.Ekim Nöbeti

Pamuk tarımında ekim nöbeti mutlaka gereklidir. Pamuk ekilmeyen seneler tarlada bulunacak diğer bitki çeşidinden, pamuk seviyesinde bir gelir sağlayabilme, kış yağışları ve toprağın iyi tesviye edilmemesi gibi nedenlerle ekim nöbeti güçleşmektedir.

GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın 1993-1996 yılları arasında Şanlıurfa Koruklu Tarımsal Araştırma İstasyonunda "GAP Bölgesinde Sulu Koşullarında Uygulanabilecek Ekim Nöbeti Sistemleri" kapsamında yaptırmış olduğu araştırma sonuçlarına göre; Arpa + Sorgum / Pamuk; Buğday + Sorgum / Pamuk; Buğday + Mısır / Pamuk sistemlerinin sürekli pamuk sistemlerinden daha ümitvar olduğu, pamuğun kendisine iyi bir ön bitki olmadığı saptanmıştır.

3.1.3.2.Çeşit

Köy Hizmetleri Şanlıurfa Araştırma Enstitüsü ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın 1987-1992 yılları arasında Şanlıurfa Koruklu Tarımsal Araştırma İstasyonunda "GAP Bölgesinde Yüksek Verimli, Lif Teknolojik Özellikleri Üstün Pamuk Çeşitlerinin Saptanması" kapsamında araştırmalar sonucunda verim yönünden üstün olan Stoneville 506, Sayar-314 ve Mc Nair çeşitlerinin başta Harran Ovası olmak üzere bölgede dolayısıyla ilçemizde çok iyi uyum sağlayacağı saptanmıştır.

Sayar-314

Yaprakları koyu yeşil ve geniş ayalıdır. Elmalar sivri konik olup, hafif gagalıdır. Lif uzunluğu 29-30 mm, lif mukavemeti 77-80 bin pound, çırçır randımanı %39-41 orta erkencidir. Verimi oldukça iyi bir çeşittir.

Mc Nair-612

Oldukça erkenci, kısmen bodur tiplerdir. Kozaları iri (5-6 gr) çırçır randımanı %41, lif uzunluğu fazla (30.5 mm) olan oldukça verimli bir çeşittir. Solgunluk hastalığına nispeten dayanıklıdır. Verim dekara 300 kg dır.

3.1.3.3.Toprak Hazırlığı

Toprak 25-30 cm'lik derin sürüm ile alt üst yapılır. Derin sürüm, derin köklü yabani otların imhasının, bitki artıklarının gömülüp organik madde oluşturmasını, toprağın gözenekliğinin ve su tutma kabiliyetinin artmasını, havalanmasını, mikroorganizma faaliyetlerinin çoğalmasını ve müteakip toprak işlemelerinin kolaylıkla yapılmasını sağlar. Pamukta gerekli toprak hazırlığı bir yıl önce yetiştirilen ön bitkinin çeşidine göre farklı şekilde yapılır.

Buğday hasadından sonra tarla hazırlığı: Buğday hasadını takiben tarla, anız tavında iken derin sürüm yapılır. Derin sürümü takiben sonbaharda düşen ilk yağıştan sonra toprak tava geldiğinde, goble ve diskaro ile 10-15 cm derinlikte sürüm yapılır. Tavda yapılan bu sürüm arta kalan kesekleri parçalayıp dağıtır ve kış devresinde oluşan otları imha eder. Bu işlemi takiben tarlaya iyi bir tohum yatağı hazırlamak için 2-3 tapan çekilerek toprak bastırılır ve mibzerle ekime başlanır.

Pamuk hasadından sonra tarla hazırlığı: Pamuk hasadını takiben pamuk bitkileri sapkeserle küçük parçalara ayrılır ve tarla 25-30 cm derinlikle sürülür. Tohum ekimine kadar yapılan diğer uygulamalar buğdayı takiben yapılan tarla hazırlığının aynısıdır.

3.1.3.4.Ekim

En uygun ekim zamanını şöyle ifade edebiliriz. İyi hazırlanmış normal tavlı bir toprakta sabah saat 08'de tohum yatağındaki toprak ısısı 15ºC'ye ulaşmış ve hava şartlarının 4-5 gün daha normal seyredeceği hava tahmin raporunda belirtiliyorsa ekim hemen yapılmalıdır. Pamuk ekim devresi ilçemiz için 20 Nisan - 15 Mayıs arasıdır.

Pamukta ekim ilçemizde genellikle mibzerle sıraya yapılır ve genellikle sıra arası 60-80 cm bırakılır. Çapalama ve bakım işleri traktörle yapılacaksa 65-70 cm, hayvanla yapılacaksa 50-60 cm bırakılmalıdır. Dekara 5-6 kg tohum, ekim için yeterlidir. Pamuk tohumu derine ekilmez. İdeal ekim derinliği 4-5 cm arasındadır. Eğer fazla derine ekim yapılırsa çimlenme azalır. Hafif topraklarda tav çabuk kaybolduğundan derine, ağır topraklarda yüzeye yakın ekim yapılır.

3.1.3.5.Gübreleme

Pamuktan arzulanan yüksek verimin alınması için dengeli ve yeterli bir gübreleme yapılması şarttır.

Kimyevi (Suni) Gübre

Bünyesinde organik madde ihtiva etmeyen sıvı veya granül haldeki yapay gübrelerdir. Bunların en önemlileri sırasıyla şunlardır:

Azotlu Gübre

Azot zamanında ve gereken dozlarda toprağa verilirse pamuğun verim ve kalitesini arttırır. Azot eksik olursa pamuk boylanmaz, dallanma azalır, çiçek ve meyve adedinde düşüş olur. Bitki açık yeşil bir renk alır ve yapraklarda damarların arası sararır. Toprak tahlili yaptırılarak gübrelemenin yapılması gerekir. Genellikle dekara 30 kg, 20-20'lik kompoze gübre kombine pamuk mibzeriyle ekimle banda verilmelidir. Bu şekilde pamuk için gerekli olan fosforlu olan (taban) gübrenin tamamı ve azotlu (üst) gübrenin yarısı verilmiş olur. Daha sonra azotlu gübrenin ikinci yarısı birinci sudan önce tarlaya serpilmeli ve çapa ile hafifçe toprağa karıştırılmalıdır. Üst gübre olarak amonyum nitrat (%26) kullanılırsa, dekara 27 kg, Amonyum Sülfat kullanılırsa 33 kg/da, üre kullanılıyorsa 15 kg/da verilmesi ilçemiz için uygun olacaktır.

Fosforlu Gübre

Pamukta çiçeklenmeyi sağlayan fosfor, toprak tarafından tutulduğundan yıkanma tehlikesi yoktur. Bitkinin fosfor ihtiyacı toz veya granül yada triple haldeki fosforlu gübrelerden biri dekara 7 kg saf madde olarak verilmelidir.

3.1.3.6.Sulama

Pamuktan bol ve kaliteli bir ürün almak için sulamanın çok dikkatli yapılması lazımdır. Bunun içinde bitki ve toprak özelliklerinin, sulama zamanının, sulama aralığının, bir sulamada verilecek su miktarının ve sulama yönteminin bilinmesi gerekir.

Bitki Özelliği

Pamukta kök sistemi 180 cm'ye kadar iner, ancak saçak kök gelişimi 20-60 cm derinlikteki toprak tabakasında olur. Bitki mevsim boyunca ihtiyaç duyduğu suyun %55-60'ını ilk 60 cm derinlikteki toprak tabakasından alır. Kök sistemi bitki gelişmesine paralel olarak arttığından dolayı, verilecek su miktarı, ilk devrelerde az olup, daha sonraları artış gösterir. Genelde pamuğun etkili kök derinliği 90 cm olarak alınır.

Toprak Özelliği

Sulama yaparken toprak yapısının bilinmesi gerekir. Toprağın geçirgenliği, su tutma kapasitesi, arazinin tesviyesi ve meyil durumu, yapılacak sulamada, sulama süresi ile verilecek su miktarına doğrudan etki eder.

Sulama Zamanının Tespiti

Pamukta erken yapılan bir sulama, bitkinin ve vegetatif gelişmesini teşvik eder. Tarak ve çiçek oluşumunu azaltır. Hatta olumsuz derecede silkme meydana gelir. Sulamanın gecikmesi bitki gelişmesini durdurur, tarak, çiçek ve elma silkmesini arttırır. Bitkinin görünümüne bakılarak sulama zamanı şöyle tespit edilebilir. Bitki gelişmesi yavaşlar, olgun yapraklar kirli, koyu yeşil renk alır, yeni sürgünler cansız açık yeşil renkli görünür. Yaprak ısısı artar, çiçek adedi azalır, gövdedeki kırmızılık tepe tomurcuğuna 6-7 cm'ye kadar yaklaşır ve yapraklardaki pörsüme sabah vakti de görülmeye başlar. Bu durumda sulamaya başlamak gerekir.

Sulama Aralığı ve Sulama Sayısının Tespiti

Pamuğa, ilçemiz koşullarında ilk su, ekimden 40-45 gün sonra, son su ise Ağustos ayının son haftasında veya en geç Eylül ayının ilk haftasında verilmelidir. Buna göre pamuk; Haziran ayında 10 gün arayla 3 defa, Temmuz ve Ağustos aylarında 8 gün arayla 4'er defa olmak üzere toplam 11 defa sulanmalıdır. Suyun kıt olduğu yerlerde mevsim boyunca 10 gün arayla toplam 9 defa sulama yapılması uygundur ki ilçemizde su kıt olduğundan bu yöntem daha ziyade uygulanmaktadır.

Pamukta İlk ve Son Sulama Zamanlarının Tespiti

Pamukta ilk ve son su çok önemlidir. İlk suyu çok geciktirmek doğru değildir. Bitkinin hızlı büyüdüğü bu devrede toprakta yeterli nem yoksa kökler gelişmez.

Sonraki sulamalar ne kadar zamanında yapılırsa yapılsın ilk sulamadaki gecikmenin kütlü verimine olumsuz etkisi önlenemez. İlçemizde ilk sulama, birkaç defa çapa yapılarak mümkün olduğu kadar geciktirilmeli ve ekimden 40-45 gün sonra yapılmalıdır. Bu devre genellikle Haziran başına rastlamaktadır. Kozaların olgunlaşma döneminde yapılacak sulamaların da ayrı bir önemi vardır. Bu dönemdeki sulamalar bitkinin yeşil aksamının gelişmesini arttırmayacak, fakat kozaları besleyecek ölçüde olmalıdır. Son sulama zamanında yapılmaz ve ileri tarihlere kadar sulamaya devem edilirse yaprak ve çiçek gelişmesi teşvik edilmiş olur, bu da kozaların geç açmasına neden olur. Son suyun erken kesilmesi ise kozaların küçük kalmasına ve erken açılmasına neden olacaktır. Pamukta sulamaya kozaların %10'u açtığında son vermek gerekir. İlçemizde bu tarih Eylül ayının başına rastlamaktadır. Pamuk sulamasında 0-90 cm'lik toprak derinliğinin doyurulması gerekmektedir. İlçemiz koşullarında sulama tesis maliyeti göz önüne alındığında, pamukta damla ve yağmurlama sulamaya göre en uygun sulama metodu karık usulü sulama metodudur.